Kategoriler/Arşiv » Şairler / Şiir
»
Şarkı – Türkü Öyküleri (Hem Okudum Hemi de Yazdım)
Yavru yitmeye görsün bir kez. Bulunmaz. Değil dağların koyağı, ırmakların kaynağı, yaylaların çimeni, ovaların çiçeği, hiç bir şey, hiç bir kişi geri getiremez onu. Ehh ana yüreği bu. Dayanması zor. Dağlara düşüp araması doğal; ne ki giden geri gelmez. Şundan ki, yiten candır. Alıp yerine koyamazsın. Nefesin sonu çıkmaya görsün boğazdan bir kez. Dönüşü olmaz. Ama, ağlamak, döğünmek, türkülere sığınmak da insanların kendi elinde.
…(Devamını Oku)
»
Batı Edebiyatı ve Edebiyat Akımları
Batı Edebiyatı
Batı’ya açılan Türk aydınları Batı’nın 19. yüzyıldaki edebiyatıyla tanışmışlardır. Bu da Romantizm, Realizm dönemlerine denk gelir. Ancak Batı’daki bu edebiyat anlayışları da kendinden önceki anlayışlardan bir etkilenme sonucunda meydana gelmiştir. Bu nedenle 19. yüzyıla gelinceye kadarki önemli Batı ürünlerinden söz etmeliyiz.
…(Devamını Oku)
»
İstiklâl Marşı’nın Açıklaması
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Ey, vatanımızın kurtuluşu için, milletimizin maddi ve manevi varlıkları için savaşan arkadaş; merak etme, endişelere kapılıp üzülme… …(Devamını Oku)
»
İstiklâl Marşı
Marş sözleri, şarkı sözlerine benzer; ekseriya manası zayıf, tekerleme edalı, dile kolay gelen metinlerden oluşur. “Millî Marş” denilen marşların da pek bu çerçevenin dışında olduğu söylenemez. Nitekim, Millî Mücadele sırasında bir “millî marş” yazılması söz konusu olduğunda yarışmaya katılan yüzlerce şiir arasında Mehmet Âkif’in şiiri, kendi farklılığını herkese kabul ettirir.
Mehmet Âkif, esasen Meclis’te etkili olan asker-sivil …(Devamını Oku)
»
Bir Türk Musikisi Aşığı Olarak Mehmet Âkif Ersoy
1873 yılında Sarıgüzel’de Tahir Efendi ile Emine Şerife Hanım’ın oğlu olarak dünyaya gelen büyük şair, yetişmesini şöyle anlatıyor: “Rüştiye tahsiline devam ederken babamdan Arapça okurdum ve epeyce ilerlemiştim. Mektepte okunan Farisî ile iktifa etmezdim. Fâtih Camii’nde ikindiden sonra Hâfız Divan’ı gibi, Gülistan gibi, Mesnevî gibi muhalledâtı okutan Esad Dede’ye devam ederdim. Dört lisanda da –Türkçe, Arapça, Acemce, Fransızca- birinci idim, şiiri çok severdim”. …(Devamını Oku)
»
Yûnus Emre’nin Hayatı, Sanatı ve Edebi Kişiliği
Yûnus Emre’nin hayatı ve yaşadığı çağ hakkında bilinen hususlardan biri, Risâletü’n-Nushiyye adlı eserini H. 707/ M. 1307-1308 târihinde yazmış olmasıdır. Eserin sonunda şu beyit bulunmaktadır:
Söze târih yidi yüz yidi-y-idi
Yûnus canı bu yolda fidi-y-idi [1]
Eserini olgun ve ilerlemiş bir yaşta yazdığı anlaşılan Yûnus Emre, …(Devamını Oku)
»
Namık Kemal’in Hayatı (Kronoloji)
1840(20 Aralık) Namık Kemal doğdu.
1851(4 Ekim) Dedesi Abdüllatif Paşa ile Kars’a oradan Sofya’ya geçti.
1853(4 Ekim) “Kırım Savaşı” başlangıcı olan Rus Ordusu’nun Rumeli’de sınırı aşması üzerine Rusya’ya savaş açılması.
(30 Kasım) Sinop baskını. …(Devamını Oku)
»
Ahmet Hamdi Tanpınar (Edebi Yönü – Sanatçı Kişiliği)
Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962) Türk edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Bu hükmü verirken kat’iyen mübalağa ettiğimi sanmıyorum. Dayandığım delil ve ölçüleri açıklayabilirim.
Edebiyatta değer, eserin her şeyden önce güzel olmasında, fakat aynı zamanda onun insanı ve hayatı derinlik ve bütün zenginliği ile ifade etmesindedir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde bu vasıflar vardır. …(Devamını Oku)