Ödev Araştırma, Kaynak ve Bilgi Sitesi – Bunlar Lazım


İstek Bölümümüz Açıldı!!!

Artık, bizden ödev ve araştırmalarınız için bilgi, belge, kaynak ve yardım isteğinde bulunabileceksiniz. Bu hizmetten yararlanabilmek için, buraya tıklayarak sitemize üye olmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.
Üye adınız ve parolanızla giriş yaptıktan sonra, hakkında bilgi almak istediğiniz konuyla ilgili olarak "İstek Bölümü"ndeki formu eksiksiz olarak doldurmanız yeterlidir. "İstek Bölümü"ne gitmek için tıklayın. İsteğiniz en kısa sürede değerlendirilecek ve size bilgi verilecektir.




Kapat
 
 

Duyuru

Ödev Araştırma, Kaynak ve Bilgi Sitesi – Bunlar Lazım

İstek Bölümümüz Açıldı!!!

Aradığınzı burada bulamadıysanız, "İstek Bölümü"müzü kullanabilirsiniz. Bu hizmetten yararlanabilmek için, buraya tıklayarak sitemize üye olmanız gerekmektedir. Üyelik ücretsizdir. Üye olmak için tıklayın.
Üye adınız ve parolanızla giriş yaptıktan sonra, hakkında bilgi almak istediğiniz konuyla ilgili olarak "İstek Bölümü"ndeki formu eksiksiz olarak doldurmanız yeterlidir. "İstek Bölümü"ne gitmek için tıklayın. İsteğiniz en kısa sürede değerlendirilecek ve size bilgi verilecektir.

Ebru Nedir, Nasıl Yapılır?

Yeterli, Doğru, Düzenli ve Dengeli Beslenme...

Bu yazı, toplamda ± 6637 kere okunmuştur.

www.bunlarlazim.com

Sağlıklı Beslenme Nedir? Nasıl Beslenmeliyiz?

Bu yazı, toplamda ± 4891 kere okunmuştur.

www.bunlarlazim.com

Aşık Veysel Şatıroğlu (Hayatı ve Sanatçı Kişiliği)

Bu yazı, toplamda ± 4610 kere okunmuştur.

www.bunlarlazim.com

Dini Bayramlar

Bu yazı, toplamda ± 4215 kere okunmuştur.

www.bunlarlazim.com

EbruBirbiri içine geçmiş, ancak karışmamış, bakışla ayırdedilebilecek biçimde duran renk ve şekillere ebru denir. Sanat olarak ebru, su üzerine serpiştirilen sıvı boyanın rasgele bezendiği şekillerin ve bu şekillere müdahele edilmesiyle meydana gelen figürlerin kağıda aktarılarak sergilenmesidir. Ebru sanatının bir özelliği de geleneksel Türk el sanatlarından olmasıdır.

Birçok eski eserde süsleme amacıyla kullanılan ebru, günümüzde daha çok çerçevelenip duvar süsü olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, ebru yapmak insan ruhunu ferahlatan ve pozitif düşünceye yönlendiren bir eylem olduğu için, günümüzün stres dolu dünyasında, hergün daha fazla insanımız ebruya ilgi duymaktadır.

Ebru, geleneksel el sanatlarımızdan olmasına rağmen yakın zamana kadar unutulma tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Dünya çapında çeşitli milletler tarafından sahiplenmeye başlanmış, bazı ülkelerde ebru yapımı sırasında kullanılan malzemeleri üreten firmalar boy göstermişti. Ebru sanatında son devrin piri merhum Mustafa Düzgünman gerek yetiştirdiği öğrencilerle gerek bu sanata kazandırdığı anlayışla manevi hazinelerimizden ebru sanatının yaşatılmasında büyük rol oynamıştır. Ebru sanatının ilk kez ne zaman ve nerede yapıldığı tam olarak bilinememektedir. Tarihi ve kimin tarafından yapıldığı belli olmayan bazı eserler vardır. Bugün kayıtlardaki en eski ebru 1595 yılına aittir. Şebek Mehmed Efendi imzasını taşır. Ancak, bir sanatın gelişmesi ve kabul görmesi için yüzlerce yıl geçmesi gerektiğini ve kayıtlarda da detaylı bir arama yapılmadığını düşünürsek bu sanatın çok daha eskilere dayanan bir geçmişi olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Ayrıca, ebru kelimesinin Farsça’daki ebri kökünden geldiğini iddia edenler olsa da, bu kelimenin kullanılmasından yıllar öncesinde, Türkistan’da ebre kelimesinin çok yakın anlamda kullanıldığı bilinmektedir. Yani kelimenin Farsça’ya zamanın Türkçe’sinden geçmiş olma olasılığı yüksektir. Osmanlı’nın son devirlerinde yaşamış olan Üsküdarlı Şeyh Sadık Efendi, Ebru Sanatı’nın inceliklerini öğrenmek için Buhara’ya gitmiştir. Bu da, Ebru Sanatı’nın Orta Asya kökenli olduğuna dair güçlü bir kanıttır.

Ebru Sanatı’nın günümüze ulaşmasında, Üsküdarlı Şeyh Sadık’ın büyük payı vardır. Onun devamında, Hezarfen Edhem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman, bir yandan sanattaki geleneği korumuş, aynı zamanda da ebru çeşitlerini tanzim ederek Ebru’yu güçlü bir sanat haline getirmişlerdir.

Ebru Sanatı ile ilgili yazılmış ilk eser, Tertib-i Risale-i Ebri adını taşır ve 1608 tarihlidir. Basitçe ebru yapımından ve ebru sanatçılığından bahseder.

Osmanlı’da ise Şebek Mehmed Efendi’den sonraki en önemli Ebru Sanatçısı, Hatip Ebrusu’na da adını veren İstanbullu Hatip Mehmed Efendi’dir.Aynı zamanda hattat olan sanatçı, Ayasofya Camii’nde hatiplik yapmış ve 1773 yılında vefat etmiştir.

Nasıl Yapılır?

  • Ebru yapımına başlamadan önce tekne kitreli su ile doldurulur.

Ebru teknesi basitçe alüminyum bir baklava tepsisi gibidir. Kitre ise bir bitkinin öz sıvısı olup baharatçılarda (attarlarda) satılır. Silme bir avuç veya tepeleme iki çoba kaşığı kitre iki litre kadar su içinde 2, 3 veya 4 gün bekletilerek kitrenin su içinde iyice şişmesi sağlanır. Şişen kitre su içinde el ile yoğurularak suya yedirilir. Kitreli su boza kıvamında veya az seyreği olmalıdır. Hazırlanan sıvı ince bir tülbent ile süzülerek temizlenir. Son haliyle tekneye yavaşça (köpürtmeden) boşaltılır.

  • Ebru yapımında toprak boya kullanılır.

Değişik renklerde toprak boyalar ayrı ayrı iki cam yüzey (veya seramik, krom) arasında iyice ezilir. Ezilme esnasında hafif su katılır. Elde edilen çamur kıvamındaki boyaya sığır ödü katılarak 15 gün veya bir ay kadar bekletilir. Boyanın öd asidiyle pişmesi sağlanır. Beklemeden sonra mamül sulandırılarak kullanılır. Boya açılmıyorsa öd katılır. Rengi açmak için boya sulandırılır.

  • Bir ebru bir defa yapılabilir.

Hazırlanan boyalar fırça veya metal çubuk yardımıyla daha önce hazırlanmış olan kitreli suyun üst yüzeyine damlatılır. Bir desen veya figür yapılacaksa yine metal çubuk, tarak v.b. aletler ile şekillendirilir. Boyaların açılmasını ve şekillerin yuvarlaklığını kesin olarak belirleyemeyiz. Ancak fikir sahibi oluruz. Yaptığımız ebrunun tam olarak nasıl olacağını değil neye benzeyeceğini bilebiliriz. Bu yüzden iki defa aynı ebruyu yapmak imkansızdır. Her ebru, yapıldığı anın imzasını taşır adeta.

  • Kağıt tekneye serilir, iş tamamlanır.

Kağıt düzgünce tekne yüzeyine bırakılır, boyanın kağıda işlemesi sağlanır. Kağıt temiz ve rüzgarsız bir ortamda kurumaya bırakılır.

Kaynak: http://www.suyuzu.com/ (İsmail Dündar)

Bu içerikle ilgili 21 tane görüş belirtilmiş.


  1. 26 Aralık 2007 tarihinde, saat 13:23 civarında, Merve demiş ki:
  2. 28 Şubat 2008 tarihinde, saat 08:12 civarında, suat demiş ki:
  3. 28 Şubat 2008 tarihinde, saat 17:25 civarında, sare demiş ki:
  4. 14 Ekim 2008 tarihinde, saat 17:54 civarında, özlem demiş ki:
  5. 11 Şubat 2009 tarihinde, saat 15:34 civarında, gülcan demiş ki:
  6. 14 Şubat 2009 tarihinde, saat 10:59 civarında, fevzican demiş ki:
  7. 22 Mart 2009 tarihinde, saat 17:05 civarında, seda demiş ki:
  8. 6 Nisan 2009 tarihinde, saat 09:58 civarında, esra demiş ki:
  9. 16 Nisan 2009 tarihinde, saat 19:45 civarında, gaye demiş ki:
  10. 16 Nisan 2009 tarihinde, saat 19:46 civarında, gaye demiş ki:
  11. 25 Mayıs 2009 tarihinde, saat 19:01 civarında, beyza demiş ki:
  12. 9 Kasım 2009 tarihinde, saat 19:53 civarında, sad demiş ki:
  13. 6 Aralık 2009 tarihinde, saat 11:35 civarında, ebru demiş ki:
  14. 8 Şubat 2010 tarihinde, saat 19:16 civarında, i.deniz demiş ki:
  15. 10 Şubat 2010 tarihinde, saat 13:46 civarında, mehmet demiş ki:
  16. 25 Şubat 2010 tarihinde, saat 17:36 civarında, medine demiş ki:
  17. 25 Şubat 2010 tarihinde, saat 17:39 civarında, medine demiş ki:
  18. 25 Şubat 2010 tarihinde, saat 22:04 civarında, güneş demiş ki:
  19. 5 Mart 2010 tarihinde, saat 16:22 civarında, sefa demiş ki:
  20. 9 Mart 2010 tarihinde, saat 17:44 civarında, xxxsemaxxxxxx demiş ki:
  21. 9 Mart 2010 tarihinde, saat 17:46 civarında, xxxsemaxxxxxx demiş ki:

Bu ögeyle ilgili görüşünüzü belirtin:

«  (Önceki Yazı) | (Sonraki Yazı)  »

Yukarı Git