Creative Commons Nedir? (Creative Commons: Some Rights Reserved)
Creative Commons (CC) 2001 yılında Center for the Public Domain[1] kuruluşunun desteğiyle başlayan ve aralarında fikri mülkiyet konusunda uzman James Boyle, Michael Carroll, Molly Shaffer Van Houweling, ve Lawrence Lessig, MIT’de computer science profesörü Hal Abelson, hukuk kökenli belgesel filmci ve siber hukuk uzmanı Eric Saltzman, gibi sanatçı ve entelektüellerin bulunduğu bir grup tarafından, telif hakları alanında esneklik ve paylaşımı yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş bir düşünce hareketidir. Creative Commons bu amaca ulaşmak için sanatçılara ve genel olarak tüm eser sahiplerine, yasanın kendilerine tanıdığı kimi hakları kamuyla paylaşabilmelerine imkan verecek, özel olarak hazırlanmış telif lisansı sözleşmeleri önermektedir. Free Software Foundation tarafından daha önce meydana getirilen GNU General Public License (GNU GPL) metinlerini temel alan bu sözleşmelerin özelliği, yaratıcı kişilere, telif hakkından tamamen feragat etmeksizin eserlerini paylaşıma açmalarına imkan tanımasıdır.
Creative Commons tarafından hazırlanıp, üye ülkelerdeki temsilci kuruluşlarca ilgili hukuka göre uyarlanan bu sözleşmeler, özellikle dijital platformda eserlerin izinsiz kopyalanması konusunda yaşanan hukuki kaosa değişik bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Sahibi tarafından Creative Commons lisans sözleşmesi altında kamuya sunulan eserler, ticaret dışı amaçlar için kullanımını destekleyerek internetin alışveriş kanalı yerine gerçek bir bilgiye erişim platformu haline gelebilmesi yönünde tamamen bağımsız ve gönüllü katkı anlamına gelmektedir.
21. yy.’a kadar telif haklarında alışılagelmiş “All rights reserved” (Tüm hakları saklıdır) yerine, “Some rights reserved” (Bazı hakları saklıdır) sloganıyla yola çıkan Creative Commons halen gelişmiş batı ülkelerinin yanı sıra Ürdün, Malta, Meksika ve İsrail’in de bulunduğu 40’a yakın ülkede faaliyettedir.
Telif hukuku ve “creative commons”
Geçtiğimiz 30 yıl, gelişmiş batı ülkelerinin öncülüğünde tüm dünyada, fikri hakların genişlendiği ve yaygınlık kazandığı bir dönem olmuştur. Özellikle telif hakkı veya daha doğru bir deyişle eser sahibinin hakları açısından baktığımızda bu hakların, süre bakımından uzadığına ve yaptırımların ağırlaştığına tanık olmaktayız. Özellikle eser sahibinin haklarını network üzerinde korumaya teknolojik önlemlerin hukuki güvenceye kavuşması, telif korumasının yazılım boyutuna taşınmasını yani, DRM olgusunu karşımıza çıkarmıştır.
Gittikçe sınırları daralan bu ortam içinde creative commons, kullanıcı boyutunda kabul edilebilir ve esnek bir katman oluşturmayı hedeflemektedir.[2] Gelişmiş hukuk sistemleri incelendiğinde eser sahibinin hakları kategorisinde eserin çoğaltılması, dağıtılması, işlenerek başka bir eser oluşturulması, eserin icrası, kamuya sunulması gibi yetkiler yer alır. Telif hakkı sahibinin izni olmaksızın bu eylemlerden birini gerçekleştirenler, eğer telif hukukunun farklı ölçülerde getirdiği isitisnalardan da yararlanamıyorlarsa, ihlal içinde kabul edilirler.
Bu durumla ilgili olarak ilk girişim, yazılım alanında Richard Stallman ve Eben Moglen tarafından ortaya konmuş ve GNU General Public License veya kısa adıyla GPL ortaya çıkmıştır. Herkesçe bilindiği üzere GPL’in arkasında yatan fikir, yazılımın kaynak kodunu açık hale getirerek herkesçe kullanılabilmesine imkan tanırken, söz konusu kodun işlenmesiyle yaratılacak yeni yazılımların da aynı şartla,açık kaynaklı olarak yayımlanmasını sağlamaktır.[3]
GPL lisansın kazandığı başarı üzerine Stanford Üniversitesi’nden Profesör Lawrence Lessig, yazar ve sanatçıların, bir hukukçunun yardımı olmaksızın eserlerini, diğer yaratıcı kişilerin de kullanımına açabilmelerini sağlayacak, creative commons projesini başlatmıştır. Creative commons bu amaca ulaşmak için çeşitli lisans tipleri öngürür. İlk lisanslar 2002 yılı Aralık ayında yürürlüğe girmiştir.
Creative commons lisansları
Creative commons araçları sadece lisanslardan ibaret olmayıp buna kimi işaret, etiket ve diğer belgeler de eklenebilir. Bundan başka, CC lisanslı eserlerin internet tarayıcı programlar tarafından algılanmasını sağlayan elektronik etiket (tag) de mevcuttur.
Yukarıdaki etiketin bir eserle ilgili olarak kullanılması, eser sahibinin bazı haklarını elde tutarken, kimi bazı haklarını da kamuyla paylaştığı anlamını taşır. Aşağıda açıklanacak 6 tip lisans için de aynı etiket kullanılır. Bir başka araç olan “commons deed”, kısaca kamuya ilgili lisans tipiyle ilgili bilinmesi gerekenleri açıklar. Aynı zamanda her bir lisans için kullanım kapsamını açıklayan basit semboller de bulunmaktadır.
CC lisanslarını kullanmaya karar veren eser sahibi iki soruya cevap vermek durumundadır:
1) Eser sahibi eserin ticari kullanımına izin verecek midir?
2) Eser sahibi eserin işlenmesine[4], yani eserden faydalanılarak başka eserler oluşturulmasına izin verecek midir?
CC bu soruya üç şekilde çözüm getirmektedir:
a) İşleme tamamen yasaklanabilir.
b) Eser sahibi işlemenin yapılmasına, reprodüksiyonuna, dağıtılmasına, gösterimine ve icrasına izin verebilir.
c) Eser sahibi “b” seçeneğindeki işlemeye, işleme sonucu ortaya çıkan eserin de “aynen paylaşım”[5] koşullu yayımlanması şartıyla izin verebilir. Bunun anlamı, işleme sonucu ortaya çıkacak eserin de başkalarınca CC “aynen paylaşım” koşullu lisans kuralları çerçevesinde kullanılabilmesidir. Bu kural, sonraki diğer işlemeler için de zincirleme şekilde devam edecektir.
Yukarıdaki iki sorudan biri iki diğeri üç seçenekli olması karşımıza 6 değişik kombinasyon çıkarmaktadır.
1) Atıf şartlı = Attribution
2) Atıf şartlı - işlemeye kapalı = Attribution-No Derivatives
3) Atıf şartlı - aynen paylaşım şartlı işleme =Attribution-ShareAlike
4) Atıf şartlı - gayri ticari = Attribution-NonCommercial
5) Atıf şartlı - gayri ticari - işlemeye kapalı = Attribution-NonCommercial-NoDerivs
6) Atıf şartlı - gayri ticari - aynen paylaşım şartlı işleme = Attribution-NonCommercial-ShareAlike

Bütün lisans türleri kullanıcıya dünya genelinde, bedelsiz, münhasır olmayan (non-exclusive) ve sürekli [6] bir kullanım hakkı vermektedir. Buna göre her lisans, eserin reprodüksiyonuna, derleme eserler içine alınmasına, dağıtılmasına, kamuya sunumuna ve icrasına izin vermektedir. İşlemeye izin veren lisanslar, aynı zamanda ortaya çıkan işlemenin kopyalarının dağıtılmasına ve icrasına da izin verir.
Tüm lisanslarda, bu hakların halen mevcut veya gelecekte ortaya çıkacak her tür format ve mecra için geçerli olduğu belirtilmektedir. Ayrıca lisansta belirtilemeyen hakların saklı tutulduğu yani, “some rights reserved” ifade edilmektedir.
Lisanslarda öngörülen sınırlamalar
Tüm lisanslar, lisansın bir kopyasının esere iliştirilmesini veya dijital ortamda “Uniform Resource Identifier” eklenmesini şart koşmaktadır. Tüm lisanslarda yer alan ikinci kısıtlama, tüm kullanımlarda eserin yaratıcısının adının belirtilmesidir. Bu kural özellikle kıta Avrupası hukuklarında yer alan manevi hakları hatırlatmaktadır. Türk hukuku açısından bakıldığında eser sahibinin adının belirtilmesi manevi bir hak olarak, lisans sözleşmesinde yer almasa bile tarafların ortadan kaldıramayacağı bir husustur. Bu kural aynı zamanda işleme eserlerde adının yer almasını talep edebilmeyi de içerir.[7] Lisansların öngördüğü haklardan yararlanabilmek için bu kısıtlamalara uyulması gerekmektedir.
Gayri-ticari lisanslar, eserin birincil olarak ticari veya kazanç getirme amaçlı kullanılmasını engeller. Maddenin sonuna yapılan bir ekleme ile P2P network üzerinde dosya değişiminin para karşılığı olmadıkça ticari kullanım sayılmayacağı belirtilmiştir. Ancak yine de, neyin ticari kullanım [8] olduğu sorusu her hukuk sisteminde farklı değerlendirmelere sebep olabilmektedir. Söz konusu lisans maddesinde olumsuz bir tanımlama yapılarak neye izin verilmediği ifade edilmektedir. Ekonomik büyümenin ve kar maksimizasyonunun temel değer kabul edildiği serbest piyasa ekonomisine dayalı toplumlarda, herhangi bir şeyin ticari olmadığını söylemek zaman zaman zor olabilir. [9] Örneğin reklam geliri elde eden bir web sitesinin, atıf şartlı-gayri ticari lisanslı eserlere yer verip veremeyeceği tartışılabilir. Lisansların her ülke hukukuna göre uyarlandığı düşünülürse, ticari kullanımın anlamı her hukuk sisteminde ve hatta her mahkeme önünde farklı yorumlara maruz kalacaktır.
İşlemeye “aynen paylaşım” kurallı izin veren lisans, kullanıcıya kendi yaratığı işleme eser üzerinde başkalarının da işleme yapmasına izin verme yükümlülüğü getirir. Kuşkusuz bu yükümlülük yaratılan işleme eserin dağıtılması halinde yürürlük kazanacaktır.
Her lisansa ilişkin bir “common deed” bulunmaktadır ve üzerindeki semboller eser sahibinin tercihleri konusunda bilgi verir. Tüm lisansların içerdiği bir başka yükümlülük ise kullanıcının dağıtım veya kullanım sırasında lisans hükümlerini üçüncü kişilere açıkça beyan etmektir.
Creative commons” lisanslarının hukuki bağlayıcılığı
CC projesinin başarısı yukarıda açıklanan sınırlamaların mahkemelerce tanınması yani uygulanır olmasıdır. Özellikle eser sahibinin adının belirtilmesi (atıf), ticari olmayan kullanım ve “aynen paylaşım” kuralına uyulması önemlidir. İkinci bir etken ise kullanıcıların, lisansta belirtilen hakları kullandıklarında, mahkemelerin kendilerini sorumlu tutmayacağına inanmalarıdır.
2006 Mart ayında Hollanda mahkemesi önüne gelen davada verdiği kararla CC lisansının hukuki etkisini teyit etmiştir. Adam Curry isimli MTV vj’i kendisinin ve yakınlarının fotoğraflarını ticari olmayan “aynen paylaşım” kurallı CC lisansı ile internette yayımlamaktadır. Weekend isimli magazin gazetesi Curry ile ilgili bir haberde bu fotoğrafları kullanınca. Curry, CC lisans hükümlerinin ihlal edildiği iddiası ile mahkemeye başvurmuştur. Gazete savunmasında lisansla ilgili işaretlerin açık olmadığını ve Curry’nin onayına gerek olmadığına inandıklarını belirtmiştir. Mahkeme bu savunmayı reddetmiş ve söz konusu fotoğrafların lisans kurallarına tabi olduğuna hükmederek, yayımcı kuruluş gibi profesyonel bir kurumun fotoğrafları basmadan önce detaylı bir inceleme yapması gerektiğini vurgulamıştır.[10] Bundan daha da önemli bir başka karar 2006 Şubat’ında İspanya’nın Badajoz mahkemesinden gelmiştir. İspanyol müzik eserleri meslek birliğinin bir bar işletmesine karşı açtığı davada, işletme CC lisanslı müzik çaldığını ve dolayısıyla eserleri kamuya sunmasının telif ücreti gerektirmediğini öne sürmüştür. Mahkeme, meslek birliğinin, Metropol isimli bardan CC lisanlı müzik için ödeme talep edemeyeceğine hükmetmiştir.[11]
Tüm CC lisansları, eserlerin kullanılırken CC lisansının bir kopyasının bulundurulmasını, link sağlanmasını veya “Uniform Resource Identifier” iliştirilmesini şart koşar. “aynen paylaşım” koşulu ise, işleme eserin kamuya sunumu, dağıtılması veya icrası halinde söz konusu işleme eserin de “aynen paylaşım” koşullu lisansla yayımlanmasını gerektirir.
Yukarıda da belirtilen ikinci husus kullanıcıların CC lisansının kendilerine yeterli hukuki güvenlik sağladığına inanmalarıdır. Bir başka deyişle CC lisanslı bir eseri, lisans kurallarına uygun kullandıkları sürece ihlal iddiasıyla karşılaşmayacaklarını bilmeleridir. Önümüzdeki yıllarda, CC lisanslı bir eserin popülarite kazanması üzerine eser sahibinin haklarını geri talep etmesine veya eseri CC lisanslı olarak sunmaktan vazgeçmek istemesine tanık olabiliriz.
Sona ermeye ilişkin madde eser sahibinin dilediğinde eserin tabi olduğu koşulları değiştirebileceğini, farklı bir lisansa geçebileceğini ancak o ana kadar eserden CC lisanslı olarak faydalananların lisansının geri alınmasının mümkün olmadığını belirtmektedir.
Kaynaklar
[1] http://www.centerpd.org/bod.htm
[2] http://creativecommons.org/about/history
[3] Bak. Robert W. Gomulkiewicz, General Public License 3.0: Hacking The Free Software Movement’s Constitution, Houston Law Rev. v. 42 sayı :4 s. 1016.
http://www.houstonlawreview.org/archive/downloads/42-4_pdf/Gomulkiewicz.pdf
[4] Bir müzik eserinden “sample” alınması, yeniden düzenlenmesi, bir edebi eserin başka dile çevirisi, bir romanın senaryo olarak uyarlanması işleme kurumuna örnek gösterilebilir.
[5] share-like
[6] Bu süreklilik telif hakkı yürürlükte olduğu sürecedir. CC lisansları eserin telif hakkının süresinin bitiminde
[7] 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Madde 15: Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak,umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir. Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyalarla bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.
[8] “in any manner that is primarily intended for or directed toward ommercial advantage or private monetary compensation”
[9] Mikael Pawlo, What is The Meaning Of Non-Commercial?, International Commons at the Digital Age Editor : Danièle Bourcier & Mélanie Dulong de Rosnay, Romillat, 2004 Paris, s. 69 vd,
http://fr.creativecommons.org/iCommonsAtThe DigitalAge.pdf
[10] http://drn.okfn.org/node/99
[11] file:///C:/Documents%20and%20Settings/anyguy/My%20Documents/cc/ccdecisions.htm
Emre Bayamlıoğlu
(Penguence Dergisi’nin 5. sayısından alınmıştır. - http://edergi.linux.org.tr/)
Possibly Related Posts:
- Hezarfen Ahmet Çelebi 1609-1640 (İlk Uçan İnsan )
- Dini Bayramlar
- Baden Powell’ın Hayatı (1857-1947)
- İzcilik Nedir?
- İzmir’in Tarihi Yerleri (6. ve Son Bölüm)





Ekim 31st, 2008 at 01:00
[...] Creative Commons (CC) hakk
Kasım 4th, 2007 at 01:43
Rica ederim @Sérkan, yorumunuz için ben teşekkür ederim.